Anneme Söz Verdim, Yalan Söyleyemem

Abdülkadir Geylani, henüz küçük yaşlarda idi. Bir gün, tarlanın birinde bir öküzün kuyruğundan tutundu. Öküzün arkasından giderek oyunlar oynuyor ve eğleniyordu. Tam olarak o anda kulağında bir ses yankılanmaya başladı:

“Ey Abdulkadir, sen sadece bunlar için dünyaya gönderilmedin.”

Bu sesi işiten Abdulkadir Geylani biraz korktu. Eve geldiğinde dama çıktı ve o an yola çıkan hacıları gördü. Bunun üzerine hemen annesinin yanına koştu Abdulkadir Geylani:

“Ey güzel annem bana izin ver. Bağdat’a gidip ilim öğrenmek istiyorum.” dedi.

Annesi, “Ben, sensizliğe dayanamam ki.” diyerek bunu kabul etmedi.

Bunun üzerine Abdulkadir Geylani, tarlada yaşadığı o esrarengiz olayı anlattı. Bunu duyan annesi babasında miras bırakılan 80 altını çıkardı. Bu altınların 40 tanesini kardeşi için ayırdı ve kalan 40 adet altını da Abdulkadir Geylani’ye verdi. 40 altını bir keseye katıp bu keseyi de Abdulkadir Geylani’nin hırkasına dikti.

Yolculuk vakti yaklaşmıştı. Annesi ona, hiçbir zaman hiçbir durumda yalan söylememesi yönünde öğütlerde bulunarak vedalaştılar. Abdulkadir Geylani, annesine söz vererek elini öptü ve yola çıktı. Yolda bir kervana rast geldi ve onlara katıldı. Kervanla yola devam ederken birden bir bağırtı duyuldu. Bir grup eşkıya bir anda kervana saldırmışlardı.

Eşkıyalar, kervana ait eşyaları yağmalamaya başladılar. Kervandaki herkesi de sorguya çektiler. Buldukları her şeyi aldılar. Sıra, Abdulkadir Geylani’ye geldi. Eşkıyalardan birisi şakadan da olsa onu sorguya çekti ve “Senin neyin var?” diye sordu.

 “Şu an 40 altın var yanımda.” dedi Abdulkadir Geylani.

Eşkıya ona inanmayıp onu orada bırakıp gitmişti. Başka bir eşkıya ikinci defa aynı soruyu sorup aynı cevabı aldı. Böylece bu eşkıya bu durumu reislerine bildirdi. Bu kez aynı soruyu eşkıyaların reisi sordu ve aynı cevabı aldı.

Abdülkadir Geylani, hırkasında dikili 40 altınının olduğunu söyledi. Eşkıyalar hemen hırkasını açıp bakmışlar ve 40 altını bulmuşlar.

Bunun üzerine eşkıyaların reisi hayretler içinde kalarak sordu: “Peki, evlat sen neden üzerinde altın olduğunu söyledin?

“Ben evden ayrılırken anneme bir söz verdim. Asla yalan söylemeyeceğime dair bir sözdü bu. 40 adet altın için de bu sözü bozamam.”

Bu sözleri duyan eşkıyaların reisinin gözleri yaşardı ve onun bu davranışı karşısında tövbe ederek arkadaşları ile birlikte hakka yöneldiler.

İlgili Kategorilerimiz Mutlaka İnceleyin:

Dini Hikayeler

Kıssadan Hisse

Masalcı Baba

Çocukların hayatını daha eğlenceli bir hale getirmek ve gelişimlerine katkıda bulunmak için size masal sitemizi açtık keyifli okumalar :)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu