Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Ülkelerden birisinde dünyanın en büyük saraylarından birisi varmış. Bu sarayda da çok güzel bir kraliçe yaşıyormuş. Oldukça gösterişli bir hayatı olan her istediğine kolaylıkla ulaşan bu Kraliçenin tek mutsuzluğu ise bir kızının olmamasıymış.
Kırmızı dudaklı, yuvarlık gözlü ve tombul yanaklı bir kızının olmasını isteyen kraliçe bir gün elbisesini dikerken eline iğne batmış. Batan iğne ile kanı damlayan Kraliçe o sırada bir dilek tutmuş. Bu dileği kabul olan kraliçenin kısa süre sonra ise bir kız çocuğu olmuş. Bu çocuk ile birlikte daha güzel şekilde hayatına devam eden kraliçe bir gün hastalanmış ve bu dünyaya veda etmiş.


Kraliçenin ölümünden hemen sonra ise kral başka bir kadın ile evlenmiş. Çok güzel olan bu yeni kraliçe güzel olduğu kadar da kötü kalpliymiş. Sürekli sihirli bir ayna karşısına geçen Kraliçe;
-”Ayna söyle bana benden daha güzeli var mı?” dermiş. Ayna da en güzelin Kraliçe olduğunu söylermiş.


Bu sözler ile kendisini mutlu eden Kraliçe kısa sürede ülkedeki düzeni de bozmuş. Kötü düşünceleri kraliçe ülkede iç karışıklık çıkarmış. Bu karışlıklıları düzeltmek isteyen kral ise saraydan ayrılmış. Bu durum kötü kalpli kraliçeyi çok sevindirmiş. Tüm bunlar olurken diğer yandan da Pamuk Prenses büyümüş ve çok güzel bir kız olmuş. Günlerden bir gün yine ayna karşısına geçen kraliçe; aynaya dünyada kendisinden daha güzel olup olmadığını sormuş.


Ayna da; her zamankinden farklı olarak var efendim demiş. Bu duruma çok bozulan kraliçenin hemen aklına bir fikir gelmiş. En güvendiği adamını yanına çağırtan kraliçe bu adamından Pamuk Prenses’in kalbini istemiş. Kraliçenin bu isteğinden sonra saray görevlileri Pamuk Prenses’i kraliçenin yanına getirmişler. Pamuk Prenses’in bu sıkıcı saray ortamından biraz uzaklaşmasını istediğini söyleyen kraliçe adamlarının da onu koruyacağını söylemiş. Bu duruma çok mutlu olan Pamuk Prenses ormanda mutlu gezerken bir kuşun yere düştüğünü görmüş.


Yaralı olan bu kuşu hemen eline alıp iyileştirmeye çalışan Pamuk Prenses’i öldürmek için görevlendiren kişi ise bıçağını çıkarmış. Tam bıçağını batırmak için hazırlanan adam Pamuk Prenses’in kuşu iyileştirmesi ile bu niyetinden bir anda vazgeçmiş. Pamuk Prenses’i öldürecek olan görevli; Pamuk Prenses’e ne kadar iyi kalpli olduğunu söylemiş ve niyetinin ne olduğu ona açıklamış. Pamuk Prenses’e; ” Ben seni öldürmek için Kraliçe tarafından görevlendirildim. Ancak senin kalbinin güzelliğini görünce vazgeçtim. Aslında seni öldürüp kalbini kraliçeye götürmeliyim ama ben seni bırakıyorum buralardan uzaklaş.” demiş.


Ormanda ağaçların altında uzun süre ağlayan Pamuk Prenses bir süre sonra uyumuş. Sabah olduğunda etrafında kuşlar ile uyanan Pamuk Prenses kuşları takip ederek bir eve ulaşmış. Evin çok kirli olduğunu fark eden Pamuk Prenses evi temizlemeye başlamış evi temizlerken diğer yandan da evdeki eşyaların neden küçük olduğunu düşünmeye başlamış. Temizlikten sonra çok acıkan Pamuk Prenses kendisine küçük eşyalardan yemek yapıp bir güzel karnını doyurmuş. Uykusu geldiğinde ise yukarı kattaki odalardan birisinde bulunan yedi küçük yatağı birleştirerek uyumuş.


Bu sırada yedi cücelerde maden ocaklarındaki işlerini bitirerek şarkılar eşliğinde evlerine dönüyorlarmış. Hep bir ağızdan yüksek sesle; ” Biz tam 7 cüceyiz. 14 kollu bir deviz” şarkısını söyleyen yedi cüceler eve vardıklarında ise çok şaşırmışlar. Birbirlerine bakarak; ” Bu da ne böyle?, bu ev bizim mi? Çok temiz ve yemek kokuyor.” diye söylenmişler.
Her birinin farklı özellikleri olan yedi cücelerden ilk söze giren Bilgin olmuş;” İyi birisi olmasaydı evimizi temizlemezdi sanırım. ” demiş. Uykucu ise; ” Önce uyuyalım, ondan sonra ne olduğuna bakarız.” demiş.


Bu sözlerden sonra hep beraber yatak odasına yönelen yedi cüceler bir de bakmışlar ki yatak odalarında bir kız uyuyor. Tam da bu sırada Pamuk Prenses uyanmış. Birden herif ürkek bir ses ile; ” Lütfen bana kızmayın. ” demiş.


Daha sonra tüm olayları anlatan Pamuk Prenses’e yedi cücelerde kendilerini tanıştırmışlar. Sırasıyla; Uykucu, Bilgin, Sakar, Çekingen, Doktor, Mutluluk ve Meraklı.
Ertesi gün 7 cüceler tekrar işe gitmek için uyanışlar. Bunları tek tek öpüp uğurlayan Pamuk Prenses’i Bilgin kapıyı kimseye açmaması konusunda uyarmış.
Yine bir gün ayna karşısına geçen Kraliçe aynaya;
”Söyle bakalım ayna benden daha güzeli var mı bu dünyada?’’ demiş.
Ayna ise; ”Var efendim ormanın içinde yedi cüceler ile yaşayan Pamuk Prenses sizden güzel ” demiş.
Bu duruma çok sinirlenen Kraliçe ihanete uğradığını anlamış. Ve işi kendisine halletmeye karar vermiş. Yaşlı kılığına giren Kraliçe Pamuk Prenses’in evinin kapısına dayanmış. Yaşlı bir kadın olduğunu ve yemek istediğini söyleyen Kraliçe Pamuk Prenses’i ikna ederek eve girmeyi başarmış.


Pamuk Prenses’in karnını doyurduğu bu yaşlı kadın kılığındaki Kraliçe sonrasında parasının olmadığını ama ona ormanın en güzel elmasını verebileceğini söylemiş. Zehirli olan bu elmayı Pamuk Prenses ısırdığı anda ise yere düşmüş. Akşam eve dönen yedi cüceler ise Pamuk Prenses’i yerde görünce çok üzülmüşler. Onu herkesin görmesi için de bir can fanus içine katarak ormanda yüksek bir tepeye götürmüşler.
Bir gün oralardan geçen bir prens ise Pamuk Prenses’i fanus içinde görür ve birden âşık olur. Fanusun kapağını açıp Pamuk Prenses’i öptüğünde ise Pamuk Prenses birden uyanır. Tüm olayları Prens’e anlatan Pamuk Prenses kötü kalpli kraliçenin saraydan gönderilmesini sağlar. Ve Prens ile Pamuk Prenses evlenerek bir ömür mutlu bir hayat sürerler.

Masalcı Baba

Çocukların hayatını daha eğlenceli bir hale getirmek ve gelişimlerine katkıda bulunmak için size masal sitemizi açtık keyifli okumalar :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı